Anasayfa / Site Haritası 21 Ekim Cumartesi Site içi arama / İskilip'ten haberdar olun 

  Çorum Cad
  Belediye Cad
  Akşemseddin Cad
  Zübeyde Hanım Cad

Not: izlemek için bu codeci yüklemeniz gerekmektedir.

  Bugün
  ÖZDEN Ecz
  Yarın
  SERDAROĞLU Ecz
 
> BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
> B E L E D İ Y E B A Ş K A N L I Ğ I N D A N
> İMAR PLAN TADİLATI
> İlçemiz Plan Revizyonu
> DUYURU
> B E L E D İ Y E B A Ş K A N L I Ğ I N D A N
> İmar Plan Tadilatı ve Mevzii İmar Planı
> BELEDİYEYE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI
> ONLİNE ÖDEME
> İMAR (18) UYGULAMASI -DUYURU
> ŞEHİT ÇOCUKLARINA YARDIM KAMPANYASI
> BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
> BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
> SİSTEM GÜNCELLEMESİ
> DUYURU
> TOPLANTIYA DAVET
> DUYURU
> CANLI YAYIN
> KUTLAMA
> PROJE OFİSİ
> HANIMLARA YÖNELİK ÜCRETSİZ KANSER TARAMASI
> İFTAR ÇADIRI 2014
> TRAFİK YOĞUNLUĞUNA DİKKAT
> DOĞALGAZ ABONELİĞİ
> FUTBOL KARŞILAŞMASINA DAVET
> RAMAZAN ETKİNLİĞİ
> DOĞALGAZ
> İFTAR ÇADIRI
> TOPLU SÜNNET ŞÖLENİ
> UNUTMAYINIZ
> İSKİLİP BELGESELİ
> NECİP FAZIL KONFERANSI
> DUYURU
> ÖNEMLİ UYARI
> TARİHE İZ BIRAKIN
> BUZLANMA VE DON UYARISI
> SU ABONELİĞİ DEVRİ HAKKINDA
> İlçe Müftülüğünden
> BAYRAMDA NÖBETÇİ FIRINLAR
> TOPLUM YARARINA ÇALIŞMA PROGRAMI
> İFTAR ÇADIRI
> İHALE İLANI
> KISA MESAJLA BİLGİLENDİRME HİZMETİ

  İskilip Atıf Hoca D.H.
  Kamu Denetçiliği Kurumu
  İskilip MYO
  İskilip Kaymakamlığı
İskilip Tarihçesi
    İskilip adının (Asklepios=Sağlık ilahı) adından doğduğu çeşitli eserlerde yazılmaktadır.Tec-üt Tevarih'e göre İskilip kelimesi doğru-direkt -amud manasına gelen Yunanca (İtlus) kelimesinin galet olarak kullanıldığı İmad şehri adının da zamanla değiştirilerek bu şekli aldığı kaydedilmektedir.(İmad şehri İskilip'in şimdiki Bağözü mevkisindeki derenin iki yakasında kurulu bir kasaba idi.20-30 yıl öncesine kadar burada ki bağlarda o devre ait eşya ve kalıntılar çıkmakta idi.)İskilip Paflagonya kıtası içindeki yerleşim merkezlerinden birisidir. M.Ö 176 yıllarında Kastamonu ,Sinop,Çankırı,Bartın,Bolu,Gerede,İskilip;Bafra,Alaçam ve civarları Paflagonya kıtası olarak anılmakta idi.Paflagonya beyleri bu bölgeye hakim ve Roma'ya bağlı idiler.Pontların bölgeyi işgal etmeleri üzerine Paflagonlar şikayette bulunmuş.Roma senatosu 72 lüks ordularını bu topraklara göndermiş ,Pont hakimiyetine son vermiştir.Ancak Romalılar bölgeyi eski sahiplerine vermemiş ,Roma İmparatorluğu hakimiyetinde bırakmıştır.Bizans hakimiyetinde uzun süre kalan bölgemiz Selçukluların Anadolu'yu ele geçirmeleri ile Bizans hakimiyeti son bulmuştur.
    Selçuklu sultanı Alparslan'ın 1071'deki Malazgirt Zaferinden sonra Türkler Anadolu'ya adım adım yerleşmişlerdir.O tarihteki Çorum ,Tokat ve Osmancık Emir Danişment Ahmet Gazi tarafından fethedilmiş ve Türk hakimiyetine girmiştir.Türk boyları ve kavimleri zaman içerisinde bu bölgeye yerleşmişlerdir.Danişmentlilerin lisanı Türkçe idi.O zaman şimdiki Çorum iline hakim olan Emuri Kemur Şerafettin Osman Bey ve Gazi Mahmut Beyler Osmancık kalesinde otururdu ve Çorum İskilip Katarlı diye iki meşhur Türkmen aşiret beyleri idaresinde idi.Cebrel bey Osmancık Kalesine bağlı olup umumi olarak Erzurum,Sivas,Ankara,Kastamonu ve mülhakatları ile birlikte Irak Emiri Kebir-i Hasan Şah'a bağlı idiler.Bölgelerinde muhtar olup "Bu Türkmen beyleri Tatar ve Moğol beylerinin burnunu kırmışlardır" diye geçmektedir.
    Bazı eserlerde İskilip'in Tatar Beyleri idaresinde Osmanlı devrine kadar kaldığı yazılmaktadır.Ancak bu iddialar birbirini tutmamaktadır.On üçüncü asırın ilk yarısında Anadolu'daki Selçuklu Devletleri zayıflamaya yüz tutmuştu.Selçuklu hükümdarı İkinci Keyhüsrev Sivas'ın doğusundaki Köse dağında Moğol komutanı Baycu ile savaştı.Bu savaşta Baycu 2.Keyhüsrev'i ağır bir yenilgiye uğrattı.Selçuklular her yıl ağır vergiler vermeye mecbur kaldılar.Moğollar istediklerini tahta çıkarıyor, her türlü baskıyı yapıyorlardı.İşte bu Moğol istilası sırasında bir kısım Tatar aşireti yurtlarından göç etmiş ve İskilip 'e yerleştikleri kaydedilmiştir.
    Sadrettin Celal Anter "Maarif Tarihin de"Tatar kelimesinin yabancı unsurlara verilen ad olduğunu Türklerin kendilerinden olmayan veya kendilerinden ayrı yaşayanlara Yad adını verdiklerini ve bu kelimenin zamanla Tat olduğunu ve Tatar kelimesinin bu kökten geldiğini anlatmıştır.Ayrıca Amasya Tarihi c.2.sahife 47'de aynen şu izahat verilmiştir.
    İskit namıyla pek meşhur olan Turan kabileleri Hazerilerden evlatları ve Altaylardan evlatları yetişir,her ikisi de civar kavimlere tecavüzleriyle saldırgan manasına gelen Tatar namını almışlardır.Avarlar,Oğuzlar,Toğarlar bunlara iltihak eder ve cümlesine Tatar denilmiştir.Demek ki Tatar adı herhangi bir nesile veya kavime münhasır olmayıp birçok Türk kavminin karışmasından ve birleşmesinden meydana gelmiş akıncı bir topluluktur.Netice olarak ilçemiz her devirde Türk kavimlerinin yaşamış olduğu bir beldedir.İskilip Halk Kütüphanesinin 1149 numarasında kayıtlı yazma TAc-üt Tevarih isimli eserin 151 yaprağının arka sahifesinde ;Selçukluların Anadolu'daki hükümranlıklarının son bulması ile Anadolu, Osmanlıların eline ve idaresine geçmiştir.Ankara,Yozgat,Kastamonu,Çankırı yöreleri gibi Çorum ve İskilip bölgelerinin de Anadolu'ya ilk gelen Türkmenlerce yurt ve otlak olarak kullanıldığı çeşitli kaynaklarda görülmektedir.Bu bölgelerin yerli halkının bir kısmı ilk Türk akınları önünde yerlerini bırakarak batıya çekilmeleri sonucu bu kentler ve çevreleri yoğun biçimde Türkleşmiştir.Yöredeki yer adlarının değişmesi ve Oğuz boylarının isimlerini alması da bu değişime işaret etmektedir. Örnek; Kayı, Oğuzlar, Bayat, Beydili, Dodurga, Karlık, Karaşar vb. İskilip'te Selçuklu döneminden kalma eserlere rastlanmama sebebi bu çağda ana ticaret yolları üzerinde olması ve bu yörede Türklerin yerleşik şehirleşmeye geçememiş olmasından kaynaklandığı düşünülebilir.Kadı Burhaneddin Beyliğinin Anadolu'da tehlike haline gelmesi Osmanlı sultanı Yıldırım Beyazıt'ı son derece rahatsız etmiş,1390 sonbaharında Anadolu harekatına girişmesine neden olmuştur.Yıldırım 1391 'de Kastamonu'yu almış, Candaroğullarının bölgedeki hakimiyetine son vermiştir.Daha sonra Osmancık'a gelmiş Osmancık ve Amasya Osmanlı himayesini kabul etmiştir.Kadı Burhaneddin ile Kırkdilim mevkiinde yapılan savaşta Şehzade Ertuğrul şehit düşmüş Osmanlı ordusu yenilmiştir.Savaş sonu Kadı Burhaneddin İskilip ,Ankara ,Kalecik ve Sivrihisar çevrelerini Moğollara yağma ettirmiştir.Osmanlıların bu yenilgisi üzerine bazı kentler el değiştirerek tekrar Kadı Burhaneddin yönetimine girdikleri bir dönemden sonra ikinci bir Osmanlı kuvveti Kastamonu,Osmancık,İskilip,Çorum ve Amasya çevrelerini tamamen alarak Osmanlıya bağlamışlardır.İlçemiz 1395 yılından itibaren Cumhuriyet dönemine kadar Osmanlı yönetiminde kalmıştır.Kuvvetli bir devlet kuran Osmanlıların büyük sultanı Yıldırım Beyazıt ile Timur'un yaptıkları savaşta Osmanlılar yenik düştüler.Bu yüzden Anadolu'da düzen bozuldu.İskilip ve havalisindeki Tatar beyleri Timur tarafına geçtiler.Yıldırım'ın oğullarından Mehmet Çelebi Osmanlı devletinin eski düzenini kurmak için birçok savaşlar yaptı.Bu sırada samsun'u zapt edip Bursa'ya dönerken İskilip civarından geçiyordu.Şehre yakın büyük ve geniş bir sahada kalabalık bir Tatar kafilesine rastladılar.Mehmet Çelebi reislerini sordurdu.Bu kafilelerin Samgar ırkından Minnet bey ismindeki beye ait olduğunu ve cemaati ile bir düğüne gitmekte olduğunu ,kafilenin düğün alayını teşkil ettiği söylenir.Gerek Ankara savaşında Timurluları tutan ve gerekse memleketin bu karışık günlerinde zevk,sefa düşünen bu topluluğun cezalanması gerektiğini bildiren hükümdar "Ben harp ederken bu Tatar Beyleri düğün ve eğlence peşinde koşuyorlar ve bab-ı hümayunda görünmüyorlar,Rumeli 'ye nakil olsunlar" diye ferman irad ediyor.Bu emir üzerine Minnet Beyin maiyetiyle beraber Filibe'nin batısında bulunan Koniş bölgesindeki Tatar Pazarcığı halkıyla nakil ve mübadele edildiği anlatılmaktadır.
    İlçemiz Kastamonu iline bağlı iken Hicri 1310 tarihinde Amasya sancağına bağlanmış bunu takiben kısa bir süre Yozgat ve Ankara sancağına bağlı kaldıktan sonra Osmancık Sungurlu ilçeleri ile Çorum sancağına bağlanmıştır.Cumhuriyet devrinde ise Çorum iline bağlı bir ilçe olarak bu güne kadar gelmiştir. İskilip ilçesinin tarih akışı içerisinde kültürünü incelediğimizde Etiler,Galatlar ,Paflagonyalılar,Roma ve Bizanslıların bu bölgede yaşadığı tarihi eser kalıntılarından anlaşılmaktadır.Türklerin bu bölgeye hakim olmaları üzerine eski ve yeni kültürler gerek tarihi yapılarda gerekse halkın örf,anane ve yaşantılarında kaynaşmış ve günümüze kadar gelmiştir.
    Ancak İskilip kalesi kaya mezarları ile höyüklerde yapılan incelemelerdeki izler eski Roma ve Bizans hayatını yansıtmaktadır.
    İskilip ilçesi Selçuklular ve Osmanlılar devrinde ilim yuvası olarak Anadolu'da tanınmıştır.Kamusu Alem ve Tac-üt Tevarih'in birleştikleri İskilip hakkındaki tanımlamada İskilip bir ziyaretgah yeridir diye uzun uzun tasvirler yapılıp "İlim ve irfanın burada yükseldiğinden bahsedilmektedir. Evliya Çelebi 17.yüzyıl ortalarında İskilip'e uğramış olup İskilip'in 150 akçelik Şerif kaza olduğunu şehir teşkilatında Sipahi Kethüda yeri,yeniçeri serdarı,şehir subaşısı ve şehir kethüdası bulunduğu ifade edilmektedir.
    Kalesi azametli ve muntazamdır.Şehrin girişi bağlı ve bahçeli olup güzel evleri bulunmaktadır.Bilginleri çoktur.Burası zevk ve havai yeri olmayıp ilim yeridir.300 Kur'an memleketin çeşitli okullarına ve kuruluşlarına dağıldıkları yerler olarak tespit edilmiştir. hafızı olgun ve necip öğrencileri ile 40 adet ebced okunan Sıbyan mektebi vardır.Ziyaret yerleri çoktur diye yetişmiş İskilipli alimleri övmektedir. Bu alimler Şeyh İskilipli Muhittin Yavsi,Şeyhülislam Ebussuud Efendi ile Şeyh Musluhiddin -i Atar olup bunların Akşemseddin'in halifelerinden olduğu yazılmaktadır. 1849 yılında İskilip'e gelen ünlü seyyah Fransız V.Cuniet'in Paris'te 1894 yılında basılan "LA Turguie"d Asie isimli kitabının 479. sahifesinde ki İskilip'ten şöyle bahseder.Şehrin genel nüfusu 43442 kişidir.Kent içinde 48 Ortodoks ve 10563 müslüman yaşamaktadır, şehirde 108 cami 6 tekke ,6 medrese ,1 konak belediye sarayı ,5 kütüphane, 1 Pazar,510 dükkan ,2 han,4 hamam,18 çeşme,3 fıskiye,18 tabakhane,63 un değirmeni,6 fırın,10 kahve,1770 konut ile 1 bidayet mahkemesi,1 vergi dairesi,iç hizmetler telgraf istasyonu,posta şubesi,sayım bürosu bulunmaktadır. Hicri 1310(miladi1890)tarihinde yazılmış bulunan Kastamonu salnamesinin 422.sayfasında ilçemiz şöyle tanıtılmaktadır.18 mahalle,115 köyden müteşekkil İskilip kazasında hükümet konağı,telgrafhane bulunduğu gibi 83 camii ve mescidi şerif,5 kütüphane,6 tekke,6 medrese,,1 rüştiye,3 ibtidai,71 İslam sıbyan mektebi,510 dükkan,18 tabakhane,2 han,5 hamam,63 değirmen,5 türbe-i evliya,1 muvakkithane,1 namazgah,5 camii şüveyhhane,3 şadırvan,65 çeşme,2 sebil,,1 salhane vardır.İskilip kazasında Şeyhülislam Ebussud Efendinin babası Şeyh Muhiddin -i Yavsi,Şeyh Habib ve Musluhiddin-i Atar ve El Hacı Garani ,Akşemseddin Hazretleri evladı Nur'ul Hüda ile biraderlerinin mezarları ziyaretgah yerleridir.Nüfusu 42779 olup ,6635 hanedir.İskilip 5 mecidiyelik şerif kaza olup Kastamonu iline bağlı 3.sınıf kazadır.Kaymakam başkanlığında tabii ve seçilmiş azalardan kurulu kaza idare meclisi ,bidayet mahkemesi,belediye dairesi,ziraat banka şubesi,maarif meclisi,ticaret ve ziraat odası,eytam müdürlüğü ,ambar eminliği,evkaf ve reji memurluğu,orman süvari memurluğu,tuzla memurluğu bulunmaktadır. İskilip ilçesinde kültür tarihi Osmanlıların bu bölgeye hakimiyeti ile gelişme göstermiştir.Osmanlılardan önce bölgenin coğrafi yapısı ,feodal idarelerin sık sık el değiştirmesi kültürel gelişmeyi önlemiş halkı içine kapanık hale getirmiştir.Türk kavimlerinin Orta Asya'dan kopup gelen göçleri ile çeşitli kültürler bu bölgede etkilerini göstermiştir.Osmanlı-Türk kültürü ilçede medrese ,kütüphane ve sanat dallarının gelişmesinde baş etken olmuş ve meyvelerini Cumhuriyet devrine sarkıtmıştır. İskilip İlçesinin kültür yapısındaki temel taşlar olan Osmanlı medreselerinden alim,bilim adamı ,devlet adamları yetişmiştir.




 
   Başkan
   Başkan Yardımcısı
   Belediye Meclisi
   Encümen
   Belediye Tarihçesi
   Eski Başkanlarımız
 


İskilip Foto Galeri
Kapat
EVLIK: Şehir merkezine 33 km uzaklıktaki, İstanbul'un Fethinin manevi mimarı Şeyhülislam Akşemseddin' in oğlu Nurul Hüda ve ailesinin türbeleri ile yine Akşemseddin'in yaptırmış olduğu tahta geçme, cami ve caminin kitabesi bulunmaktadır. ELMABELİ: Şehir merkezine 12 km uzaklıktaki İskilip'in en çok tercih edilen piknik ve mesire alanıdır. TÜNEL: İstanbul bağlantılı İskilip-Tosya Yolu Kaymakam pınarı mevkiinde karayolu çalışmaları kapsamında yapılmıştır. ULUDERE: İskilip'in tarihi dokusu bozulmamış en küçük ve dışta kalan film platosu özelliği taşıyan, 69 haneli 119 nüfuslu mahalledir. ATIF HOCA ANIT MEZAR VE KÜLLİYESİ: (1876-1926) İskilipli din alimidir. 2012 Yılında anısına bir Anıt Mezar ve Külliye İnşa edilmiştir. TEMENNA PARKI: İskllip'in en otantik mahallesi olan Kaleboğazı mahallesinde olup, Çatalkara Kültür Sanat Evi ile Yazmalı Konağa yakın mesafededir. YAZMALI KONAK: Kaleboğazı Mahallesinde 2011 'de Restorasyonu yapılarak yazma baskı eserlerle dizayn edilmiş İskilip evidir. ÇATALKARA KÜLTÜR VE SANAT EVİ: Kaleboğazı mahallesindedir. 2011- 2012 yıllarında restorasyonu tamamlanmış olan bu İskilip evi Bedri Rahmi Eyüboğlu anısına düzenlenmiştir. Kültür ve Sanat eğitimleri verilmektedir. TEMENNA CAMİSİ: 1970. KALE: M.Ö.700 tarihinde 100 metre yalçın kaya üzerine yapılmıştır. Bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Kale 1075'te Anadolu Selçukluları tarafından fethedilmiş hakimiyeti Türk'lere geçmiştir. KALE YERLEŞKESİ: İskilip Kalesi İçinde halen hayatını devam ettirenlerin bulunduğu için yaşayan kale olarak da nitelendirilmektedir. Kısa sürede restorasyon çalışması yapılması planlanmaktadır. KRAL MEZARLARI: Yazılı kaynaklarda Hitlilerin Anadolu'ya gelmesi ile birlikte (M.Ö. 300) de yapıldığı bilinmekte olup üç adet kral mezarı bulunmaktadır. HACI MÜRSEL CAMİ: Ulaştepe Mahallesi, Aşağı Taslıda bulunmakla olup, 1534 yılında yapılmıştır. Caminin bahçesinde türbe bulunmaktadır. YİVLİK: Şifa merkezi olarak bilinen volkanik bir tabiat varlığıdır. Suyunun şifalı olduğu rivayet edilmektedir. Yivlik suyu çeşmeler yoluyla şehir merkezinin çeşitli yerlerine taşınmıştır. Tarihte ve günümüzde de şifalı olduğuna inanılır. HANÖNÜ CAMİ: 1200 yılında yapılmış en eski camilerimizdendir. Tarihi süreçle onarım görmüş olmasına rağmen orijinal kimliğini muhafaza etmektedir. DEMİRCİLER ÇARŞISI: İskilip'in en eski çarşılarındandır. Ustalarının vefalı ile kaybolan çarşının restorasyonu orta vadede yapılaması planlanmakla olup, unutulmaması için yılın belirli zamanlarında sanatsal etkinliklerde bulunulmaktadır. BAKIRCILAR ÇARŞISI: Arasta kültürünün değişmemiş yapısına sahip çarşılarımız birbirine bağlıdır. Bakırcılar çarşısı Demirciler çarşısının bitişiğindedir. AYAKKABICILAR ARASTASI: 2012 yılında restorasyonu tamamlanmış, el sanatlarına dayalı üretim yapan çarşımız olmakla birlikle televizyon kanallarının, fotoğraf sanatçılarının yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir. ULUCAMİ: 1839 yılında Osmanlı mimarisine uygun planla yapılmıştır. Kesme taş ve tuğladan yapılan cami dikdörtgen planlıdır ve üzeri ahşap kubbe İle örtülmüştür. Caminin içerisindeki mihrabı, çinilerle kaplıdır. Yanında kare taş kaide üzerine oturtulmuş yuvarlak gövdeli, tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır. DİKİCİLER ÇARŞISI: Ayakkabıcılar arastasının bittiği yerden başlayan el sanatlarına dayalı üretim yapan çarşılarımızdan olup, restorasyon projesi kapsamındadır BELEDİYE HİZMET BİNASI: 1872 yılında yapılmış olup, çeşitli dönemlerde onarımdan geçirilmiştir. ETNOGRAFYA MÜZESİ: ilçemiz Kaleboğazı mahallesi yürüyüş yolu üzerinde tarihten günümüze İskilip'le kullanılan araç, gereç, giysi vb. materyallerin sergilenmesi amacıyla 2011 Yılında başlayan restorasyon uygulaması 2012'de tamamlanmıştır SEMERCİLER, SEPETÇİLER, SALLİLER ÇARŞISI: El Sanatları ile geçimini sağlayan esnaflarımızın faaliyet gösterdiği birbirine bitişik çarşılardır. Söz konusu çarşılar İskilip Belediyesi tarafından restorasyon kapsamına alınmıştır. ÇEŞMELER: Sallilerbaşı Çeşmesi-1845. İskilip genelinde çok sayıda tarihi çeşme bulunmakladır. YENİCAMİ: (Kadıasker Cami) Mahalle ile aynı isimle anılan cami 1551 yılında yapılmıştır. SAKARYA İLKÖĞRETİM OKULU: Mahalle ile aynı İsmi taşıyan okulun yapımında ahşap ve kesme taş işçiliği ile inşa edilmiş olup, çeşitli zaman aralıklarında onarım görmüştür. MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖGRETMENEVİ: Bünyesinde Milli Eğitim idari birimleri, toplantı ve konferans salonu, misafirhanesi bulunmaktadır. BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU SÜREKLİ SERGİ SALONU VE MÜZESİ: 2009 Yılında Bedri Rahmi Eyüboğlu anısına ilçe Halk Kütüphanesi binası bünyesinde dizayn edilmiş olup, İskilip'i ziyaret eden turist ve sanatçıların öncelikli uğrak yerlerinden biridir. ŞEYHYAVSİ CAMİ ve TÜRBESİ: 1530 yılında Ebussuud Efendinin babası olan bilgin Şeyhyavsi tarafından yaptırılmış en eski camilerimizdendir. Cami bünyesinde Şeyhyavsi hazretlerinin ve ailesinin türbesi bulunmaktadır. ULU AĞAÇ: Şeyhyavsl Cami bahçesinde bulunan ağacın dikim tarihi caminin yapım tarihi İle aynıdır. LALE: Lale ilk olarak Şeyhülislam İskilipli Ebussuud Efendi tarafından ıslah edilmiş ve dünyaya yayılmıştır. 2011 'de başlatılan proje İle 40 bin adet lale soğanı dikilmiştir. Şeyhyavsi Cami bahçesi, şehitlik, stadyum ve şehir girişinde bulunmaktadır. TAŞ MEKTEP: Misak-ı Milli İlköğretim Okulu olarak hizmet vermiştir. Adını binanın tamamının Kesme taştan yapıldığı yapısından almıştır. ŞEHİR PARKI: İlçenin en eski parkı olup, şehrin merkezindedir. KOÇ KAYASI VE ŞELALE: Şehir merkezindedir. Şehir estetiğini sağlamak amacıyla İskilip Belediyesi tarafından şelale ve çevre düzenleme çalışması yapılmıştır. HALK EĞİTİM MERKEZİ: Türkiye'nin en büyük beş Halk Eğitim Merkezinden biri olup ayakkabı, el sanatları, oymacılık, deri ürünleri gibi geniş yelpazeli üretim yapmaktadır. Halk Eğitim Merkezi yeni bina inşaatı başlamış olup, 2012 yılı içinde tamamlanacaktır. İTFAİYE TEŞKİLATI: Bölgenin manevra, araç, ekip ve ekipman bakımından en gelişmiş İtfaiye teşkilatıdır. Bünyesinde kaza kırım aracı ve kurtarma birimi bulunmaktadır. İSKİLİP MESLEK YÜKSEK OKULU: 2010-2011 yılında üç bölüm ile eğitim öğretime başlamış, sürekli gelişmekte olan okulumuzdur. TERMİNAL: İlçemiz Bahabey sınırları içinde İskilip'ten Corum, Ankara ve İstanbul'a yolcu taşıma araç ve kapasitesine sahiptir AĞLAYAN DUVAR: Şehir girişinde kent süslemesine yönelik olarak 2010 yılında yapılmış, çevre düzenlemesi ve aydınlatma çalışmaları tamamlanmıştır. İSKİLİP VE KÖYLÜLERİ TEYYARESİ: istiklal Savaşında İskilip ve Köylüleri, Türk Tayyare Cemiyetine bağışta bulunmuştur. Devletimize hediye edilen uçağı simgeleyen anı uçağıdır. - ŞEHİTLİK ABİDESİ: Mermer levhalar üzerine Trablusgarp, Osmanlı-Rus Savaşı, istiklal Savaşı, Kore, Kıbrıs ve iç güvenlikte şehit düşen 734 şehidin anısına yapılan şehitlik 2010 Yılının sonunda tamamlanmış, çevre düzenlemesi tamamlanmıştır ŞEHİTLİK ŞELALESİ: Şehitlik anıtının yanındaki anıta yakışır güzellikte şelale inşaatı 2010 yılının sonunda tamamlanmıştır. İSKİLİP GİRİŞ ŞELALESİ: Şehir girişinde Adliye karşısında bulunan kent süslemesine katkıda bulunmak amacı İle 2010 yılında İskilip Belediyesi tarafından yapılmıştır. TÜRK BAYRAĞI: Kent süslemesi projesi kapsamında şehitlik, stadyum ve şehir girişinin merkezine 2010 yılında İskilip Belediyesi tarafından mozaik cam üzerine yapılmıştır. ADLİYE SARAYI: Kamu yatırımıdır. 2011 yılı başlarında tamamlanıp, 2011 yılı sonlarında hizmet vermeye başlamıştır. ŞEHİR STADYUMU: Önceden toprak saha İken 2009 yılında başlatılan çalışmalarla çim saha yapılmıştır. 500 kişilik kapalı tribün, kondisyon ve çocuk parkları, antrenman alanı, yürüyüş yolu ve hizmet binası bulunmaktadır. Çevresi sıcak asfaltla kaplanmıştır. DOLMA KAZANLARI: Tarihi Osmanlıya dayanan ilk düdüklü tenceredir. Yöreye ait en ünlü yemek, İskilip Dolması bu kazanlarda pişmektedir. SEYİRTEPE: İskilip manzaralı bu sosyal tesiste günlük İskilip Dolması ve yöresel yemekler yapılmakta ve ikram edilmektedir. CEVİZ BAHÇELERİ: Kanara mevkiinde ve şehir çıkışlarında bulunan bağ ve bahçelerde Türkiye'nin en kaliteli cevizlerinin yetiştirildiği ceviz ağaçları bulunmaktadır. ÇİLEK BAHÇELERİ Modern ve doğal tekniklerle üretimi yapılan çilek, İskilip'in sembol tarımsal ürünü haline gelmiştir. Yılda iki kez mahsul veren çilek iç ve dış pazarda İskilip'e ekonomik açıdan önemli katma değer sağlamaktadır. ÜZÜM: Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun şiirine ilham olan Çatalkarası başta olmak üzere çeşit zenginliği bakımından en verimli topraklar İskilip'te bulunmaktadır. Her bağ, bahçe ve eski İskilip evlerinin bahçelerinde bulunmaktadır. ELMA ve ARMUT BAHÇELERİ: Dünyanın hiçbir yerinde bulamayacağınız en güzel elma ve armutlar İlçemizde bulunmaktadır. Afun, Kara Müslüme, Sirkeli, Çukur, Sandık, Telgöynek ve Yıldız elmaları. Şıh, Mahman, Kızılca, Ballıca, Kadınbudu armutları kalite ve çeşitlilik açısından İskilip'in tarımsal zenginliğine önemli katkı sağlamaktadır. İSKİLİP ATIF HOCA DEVLET HASTANESİ: Cumhuriyet döneminin en büyük Devlet yatırımlarından biridir. Konfor, klinik ve çevresel düzenlemeler bakımından eksiksiz bir sağlık kompleksi 2012 yılında inşaatına başlanan bina ve kompleks 2013 yılı sonlarında tamamlanacaktır. KİRAZ BAHÇELERİ: Türkiye'nin en güzel kiraz bahçeleri İskilip'te bulunmakla birlikte, üreticileri yönlendirmek amaçlı örnek meyve bahçesinde yeni tekniklerle üretim yapma imkanı sağlanmaktadır.