Anasayfa / Site Haritası 26 Mayıs Cuma Site içi arama / İskilip'ten haberdar olun 

  Çorum Cad
  Belediye Cad
  Akşemseddin Cad
  Zübeyde Hanım Cad

Not: izlemek için bu codeci yüklemeniz gerekmektedir.

  Bugün
  FUNDA ÜNAL Ecz
  Yarın
  ÖZDEN Ecz
 
> İlçemiz Plan Revizyonu
> DUYURU
> B E L E D İ Y E B A Ş K A N L I Ğ I N D A N
> İmar Plan Tadilatı ve Mevzii İmar Planı
> BELEDİYEYE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI
> ONLİNE ÖDEME
> İMAR (18) UYGULAMASI -DUYURU
> ŞEHİT ÇOCUKLARINA YARDIM KAMPANYASI
> BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
> BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
> SİSTEM GÜNCELLEMESİ
> DUYURU
> TOPLANTIYA DAVET
> DUYURU
> CANLI YAYIN
> KUTLAMA
> PROJE OFİSİ
> HANIMLARA YÖNELİK ÜCRETSİZ KANSER TARAMASI
> İFTAR ÇADIRI 2014
> TRAFİK YOĞUNLUĞUNA DİKKAT
> DOĞALGAZ ABONELİĞİ
> FUTBOL KARŞILAŞMASINA DAVET
> RAMAZAN ETKİNLİĞİ
> DOĞALGAZ
> İFTAR ÇADIRI
> TOPLU SÜNNET ŞÖLENİ
> UNUTMAYINIZ
> İSKİLİP BELGESELİ
> NECİP FAZIL KONFERANSI
> DUYURU
> ÖNEMLİ UYARI
> TARİHE İZ BIRAKIN
> BUZLANMA VE DON UYARISI
> SU ABONELİĞİ DEVRİ HAKKINDA
> İlçe Müftülüğünden
> BAYRAMDA NÖBETÇİ FIRINLAR
> TOPLUM YARARINA ÇALIŞMA PROGRAMI
> İFTAR ÇADIRI
> İHALE İLANI
> KISA MESAJLA BİLGİLENDİRME HİZMETİ

  İskilip Atıf Hoca D.H.
  Kamu Denetçiliği Kurumu
  İskilip MYO
  İskilip Kaymakamlığı
Yöresel Oyunlarımız

Sin Sin Oyunu
Köylerimiz de ve bilhassa orman köylerimizde her düğünde mutlaka oynanır. Düğünlere renk katar. Civar köylerden bu oyuna katılmak için gelirler. Gece ateş etrafında oynanan bu oyuna rağbet fazladır.

Kalaycının Körüğü Oda içinde oynanır Oyuncular Kalaycı (I kişi) çırak (1kişi)körük(1 kişi), postacı (I kişi) ve bu oyunu hiç bilmeyen bir kışıdır Malzeme. a)Bir buçuk metre uzunluluğunda bir sırık b) Bir maşa c)Odadakilerin şapka ve takkeleri d) Bir çanak dolusu çamur Yere ayaklarını uzatıp oturan körük rolündeki oyuncunun kolları açılır. Gömleğin kolunun ucundan sokulan sırık sırttan geçirilip diğer koluna doğru uzatılır.Ayakları birbirlerine bağlanır. Oyun gezgin kalaycının bir köye gelmesi ile başlar Odadaki köylülerden kaplar (şapka ve takkeler) toplanır. Çırak körüğün arkasına oturur. Kollarından tutar ve körük çekme hareketine başlar. Kalaycı kap kalaylar ve arada bir para toplanır (Bu oyunun şakasıdır) Bu arada dışardan postacı gelir ve köydeki kalaycıyı sorar. Seyirciler postacıyı odada dolaştırıp kalaycıya getirirler. Postacı bu arada tulu addan latifeler söyler. Postacı getirdiği telgrafı imza karşılığında verir. Kalaycının okuması yoktur. Telgrafı kalaycının ısrarı üzerine özür dileyerek okur "Başın sağ olsun,baban ölmüş der. Çırağına "geç bakalım körüğün başına" diyerek kap kalaylamaya devam eder. Arada türkü söyler. Kaplarını getirenlere şakacı konuşmalar yapar. Müşteriler. "Aman usta iyi kalayla" dedikçe.. .! Çırak "Ustam bilir işin kolayını atar nışadırı alır kalayını" der. Fazla şüpheci müşteriler olur "ne kadar kalay çalıyorsun, bakayım" diye diretenler olur. Usta onlara nüktedan konuşmalar yapar.
Postacı yeniden bir telgraf getirir ve hemen odadan çıkar. Çırak okur "Anan ölmüş, ustam" der Usta ağlar. "Son gününde yanında olamadım anam" diye ağıtlar söyler. Bütün bunlar kalaycının tulu addan latifelerine bağlıdır. Nihayet çırağa "ölenle ölünmez ya geç körüğün başına" der. Çırak işe başlar. Körük olan adamın bir kolunu çekip ötekini iterek işine devam eder. Postacı yine telgraf getirir.
Bu kez ölen kız kardeşidir. Hiç üzülmez, "Bacımın namusu benim namusum onu Her zaman koruyordum.Öldüde kurtuldu" der. Kalayına devam eder. Çırağına bağırır "bu kabı temizlememişsin, toprak getir şunu iyice ovala" der. Çırak bir çanağın içinde çamur getirir. İyi yıkanmamış kap genellikle şakaya dayanan zengin köylünün şapkasıdır. Çırak iyice çamurlar ve ustasına verir. Bu arada postacı gelir. yine telgraf getirir. çırak okumak istemez. Usta "oku" dedikçe çırak körüğün arkasına saklanır. Oradan telgrafı okur. "Usta başın sağ olsun yengem ölmüş" der. Usta "vay başım, dünyam yıkılmış, bu köyde benim işim ne? Kalk gidiyoruz" der. Çırak "Usta körüğü ne yapacağız'?" diye sorar. Usta. "tıka körüğün ağzını "der demez daha önce çanak içinde gelen çamurdan bir avuç çamuru aldığı gibi körük rolündeki adamın ağzına doldurur. Körüğün kollarına sırık sokulu olduğundan kendini savunamaz ve oyun biter.

Garip Ölüsünü Kaldırma Oyuncular a) Garip ölü: Oyunu bilmeyen şakaya dayanan erkek b) Kahya : Oyunu yöneten esprisi bolalan bir şahıs c) Hoca: Ölüyü kaldıracak ve yıkayacak kimse d) Hizmetli ölüyü taşıyan iki kuvvetli şahıstır.

Oyun, meydanlarda veya sinsin alanında oynanır. Oyun başlamadan önce bir garip bulunur. Kahya bunları meydanda tespit eder. Halkın yanında garip için para yardımı toplayacağını. toplanan paranın garibe ait' olacağını ilan eder.
Garip, köy içindeki evlerden birine götürülür. Tüm elbiseleri çıkartılıp iç donuyla kalır. Bir kilim içine sarılır, iki hizmetli tarafından tutularak getirilir. Hoca meydanda selam vermeye başlar. Garip ölüsü sinsin ateşinin yakınına getirilir. Meydandaki seyircilerden yardım için para toplanılır. Ölü gezdirilir. Kahyanın elindeki tas ın içine kimisi taş kimisi de demir para veya demir parçası atar. Ölü meydana yatırılır. Hoca cenazenin devir işlemlerini yapar. Diğer bir şahıs ölünün başında bir helke su ile bekler. Kahya ve hoca efendi kilimi açıp ölüyü ortaya çıkarırken, su helkesi baştan ayağa doğru serpilir. Aniden su ile ıslanan garip birden fırlayarak soyunduğu eve doğru koşar. Seyirciler kahya ve hocaya dua ederler. "Sizin delilliğiniz ile garibin ölüsünü de kaldırdık" derler. Oyun biter.

Gıdı Gıdı Oyunu
Bu oyun kış geceleri gurup halinde yemekli sohbet gecelerinde oynanır. Odada oturuş halka şeklinde olur. O gurup dışında orada bulunan ve oyunu bilmeyen misafir varsa tatbik edilir. Ev sahibi dışında birkaç kişi bir bahane ile dışarı gidip gelirler. Bu sırada ellerine tavadan veya yanmayan sobadan kara sürerler. Ellerine kapatıp otururlar. Hatta oyunu bilenler dahi oyuna gelebilirler. Bir kişi "arkadaşlar biraz eğlenelim. size bir oyun sunacağım" der. Oyunu başlatan kişi ilk önce kara sürmediği eliyle alnına yüzüne gıdı gıdı der ve herkes yanındakine aynı şekilde beklemeden "c süratle bu sözü söyler. İkinci veya üçüncü. turda karalı eliyle misafirlerin alnını yüzünü karalar. Bu sırada biz biliyoruz bize yapılmaz sanan birkaç kişi daha karalanır. Bu sefer herkes karalanana güler.

Yattı Kalktı Kabak Oyunu
Sohbet gecelerinde oynanan bu oyunda belirlenen sözü yanlış söyleyen e para cezası verilir. En son kalan üç veya iki kişi, oyunun galibi olurlar. Sohbette bulunan herkese bir sebze meyve ismi verilir.Herkes diz üstü oturup halka olur. Oyunu başlatan ve kabak ismi verilen şahıs alnını yere koyup kalkarken "kabak yattı kalktı pırasa" der Bu söyleyişi acele ile yanlış söyleyenler çıkar ve yanarlar. Bu şekilde iki veya üç kişi kalana kadar oyun devam eder. Bu oyunlardan biriken paralar bir kişide toplanır. Yaz mevsiminde topluca bir miktar para daha katılarak gezi yapılır.

Tura Oyunu
Sohbet gecelerinde oynanan bu oyun biraz da yemek çok yenildiği için hazım yönünden faydalı ve eğlendirici olduğundan sık sık oynanır. Ev sahibi bir önlük getirir ve bu önlük çamaşır büker gibi iyice bükülerek polis-bekçi copu şekline dönüştürülür. Buna tura denir. Bu tura artırmaya çıkarılır. Saat kurulur ve ters çevrilir. Saat çalındığında artırma kimde ise oyuna o başlar. Bir yüzük alınır.Yüzük birine gizlice verilir. Saklayan kişi ve yüzük verilen kişi dışında diğerleri kime yüzük verildiğini bilmez. Bu saklayış sırasında saklayanın eli, herkesin cebine girip çıkar. Yüzük şahıslarda olabileceği gibi turada, yerde veya saklayanın cebinde olabilir. İlk defa ev sahibine "yüzük kimde?” diye sorulur. Bu kişi. yüzüğün bulunduğunu zannettiği şahsı söyler. Bilememişse eline tura ile vurulur. Bu şekilde yüzük bilinene kadar oyun devam eder. Ancak tura ile eline vurulmasını istemeyen kişi para verir ve dayaktan kurtulur. Bu şekilde epeyce para toplanmış olur.

Aslında İskilip'in oyunları çocuk oyunlarında yoğunlaşır. Çocukluk dönemlerinde oynadığımız oyunlardaki güzellikler ve zenginlikler başka yörelerde pek görülmez. Sanıyorum yıllar önce TRT televizyonunu da aynı amaçlar İskilip'e çekmişti. Bazen insan çocukluk dönemlerini hatırlayıp da oyun olarak günümüzle kıyasladığında dün ile bugün arasındaki kopukluğa, bugünle yarın arasında da olacak olan kopukluktan dolayı üzülüyor. Ne güzel oyun du onlar. Dalya, hot, gömmeli çelik. birdir bir,çelme çelik, bili bili leblebici, esir alma, kale söbe, elim, uzun eşek, aç kapıyı bezirgan başı. bilemedin kümbür küt, ayakkabıcı kel Fatma ve daha hatırlayamadığımız pek çok oyun. Çocuk oyunları dışında büyükler tarafından oynanılan oyunlar genellikle uzun kış gecelerinin sohbet toplantılarına mahsustur Sohbet adı verilen toplantılar, İskilip sosyal hayatında önemli bir yer tutar Sohbet arkadaşlık arasında birlik ve beraberliği pekiştiren örf ve adetlerin devamlılığını sağlayan 'sosyal bir olgudur. Sohbete katılan şahıslar vaktin nasıl geçtiğini anlayamazlar. Kumara dönük oyunlar oynanması yasaktır. Hatta gece için bazı şartlar konulmuştur. Yemin eden. küfür eden. Hakaretvari söz sarf eden, siyaset yapan kişilere önceden belirlenen para cezası verilir. Bu şekilde on iki kişilik bir grup da on iki haftada önemli miktarda para birikir. Toplanan para aynı sohbet ekibinin müsait zaman da ilçe dışı gezilerinde sarf edilir.

 
   Başkan
   Başkan Yardımcısı
   Belediye Meclisi
   Encümen
   Belediye Tarihçesi
   Eski Başkanlarımız
 


İskilip Foto Galeri
Kapat
EVLIK: Şehir merkezine 33 km uzaklıktaki, İstanbul'un Fethinin manevi mimarı Şeyhülislam Akşemseddin' in oğlu Nurul Hüda ve ailesinin türbeleri ile yine Akşemseddin'in yaptırmış olduğu tahta geçme, cami ve caminin kitabesi bulunmaktadır. ELMABELİ: Şehir merkezine 12 km uzaklıktaki İskilip'in en çok tercih edilen piknik ve mesire alanıdır. TÜNEL: İstanbul bağlantılı İskilip-Tosya Yolu Kaymakam pınarı mevkiinde karayolu çalışmaları kapsamında yapılmıştır. ULUDERE: İskilip'in tarihi dokusu bozulmamış en küçük ve dışta kalan film platosu özelliği taşıyan, 69 haneli 119 nüfuslu mahalledir. ATIF HOCA ANIT MEZAR VE KÜLLİYESİ: (1876-1926) İskilipli din alimidir. 2012 Yılında anısına bir Anıt Mezar ve Külliye İnşa edilmiştir. TEMENNA PARKI: İskllip'in en otantik mahallesi olan Kaleboğazı mahallesinde olup, Çatalkara Kültür Sanat Evi ile Yazmalı Konağa yakın mesafededir. YAZMALI KONAK: Kaleboğazı Mahallesinde 2011 'de Restorasyonu yapılarak yazma baskı eserlerle dizayn edilmiş İskilip evidir. ÇATALKARA KÜLTÜR VE SANAT EVİ: Kaleboğazı mahallesindedir. 2011- 2012 yıllarında restorasyonu tamamlanmış olan bu İskilip evi Bedri Rahmi Eyüboğlu anısına düzenlenmiştir. Kültür ve Sanat eğitimleri verilmektedir. TEMENNA CAMİSİ: 1970. KALE: M.Ö.700 tarihinde 100 metre yalçın kaya üzerine yapılmıştır. Bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Kale 1075'te Anadolu Selçukluları tarafından fethedilmiş hakimiyeti Türk'lere geçmiştir. KALE YERLEŞKESİ: İskilip Kalesi İçinde halen hayatını devam ettirenlerin bulunduğu için yaşayan kale olarak da nitelendirilmektedir. Kısa sürede restorasyon çalışması yapılması planlanmaktadır. KRAL MEZARLARI: Yazılı kaynaklarda Hitlilerin Anadolu'ya gelmesi ile birlikte (M.Ö. 300) de yapıldığı bilinmekte olup üç adet kral mezarı bulunmaktadır. HACI MÜRSEL CAMİ: Ulaştepe Mahallesi, Aşağı Taslıda bulunmakla olup, 1534 yılında yapılmıştır. Caminin bahçesinde türbe bulunmaktadır. YİVLİK: Şifa merkezi olarak bilinen volkanik bir tabiat varlığıdır. Suyunun şifalı olduğu rivayet edilmektedir. Yivlik suyu çeşmeler yoluyla şehir merkezinin çeşitli yerlerine taşınmıştır. Tarihte ve günümüzde de şifalı olduğuna inanılır. HANÖNÜ CAMİ: 1200 yılında yapılmış en eski camilerimizdendir. Tarihi süreçle onarım görmüş olmasına rağmen orijinal kimliğini muhafaza etmektedir. DEMİRCİLER ÇARŞISI: İskilip'in en eski çarşılarındandır. Ustalarının vefalı ile kaybolan çarşının restorasyonu orta vadede yapılaması planlanmakla olup, unutulmaması için yılın belirli zamanlarında sanatsal etkinliklerde bulunulmaktadır. BAKIRCILAR ÇARŞISI: Arasta kültürünün değişmemiş yapısına sahip çarşılarımız birbirine bağlıdır. Bakırcılar çarşısı Demirciler çarşısının bitişiğindedir. AYAKKABICILAR ARASTASI: 2012 yılında restorasyonu tamamlanmış, el sanatlarına dayalı üretim yapan çarşımız olmakla birlikle televizyon kanallarının, fotoğraf sanatçılarının yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir. ULUCAMİ: 1839 yılında Osmanlı mimarisine uygun planla yapılmıştır. Kesme taş ve tuğladan yapılan cami dikdörtgen planlıdır ve üzeri ahşap kubbe İle örtülmüştür. Caminin içerisindeki mihrabı, çinilerle kaplıdır. Yanında kare taş kaide üzerine oturtulmuş yuvarlak gövdeli, tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır. DİKİCİLER ÇARŞISI: Ayakkabıcılar arastasının bittiği yerden başlayan el sanatlarına dayalı üretim yapan çarşılarımızdan olup, restorasyon projesi kapsamındadır BELEDİYE HİZMET BİNASI: 1872 yılında yapılmış olup, çeşitli dönemlerde onarımdan geçirilmiştir. ETNOGRAFYA MÜZESİ: ilçemiz Kaleboğazı mahallesi yürüyüş yolu üzerinde tarihten günümüze İskilip'le kullanılan araç, gereç, giysi vb. materyallerin sergilenmesi amacıyla 2011 Yılında başlayan restorasyon uygulaması 2012'de tamamlanmıştır SEMERCİLER, SEPETÇİLER, SALLİLER ÇARŞISI: El Sanatları ile geçimini sağlayan esnaflarımızın faaliyet gösterdiği birbirine bitişik çarşılardır. Söz konusu çarşılar İskilip Belediyesi tarafından restorasyon kapsamına alınmıştır. ÇEŞMELER: Sallilerbaşı Çeşmesi-1845. İskilip genelinde çok sayıda tarihi çeşme bulunmakladır. YENİCAMİ: (Kadıasker Cami) Mahalle ile aynı isimle anılan cami 1551 yılında yapılmıştır. SAKARYA İLKÖĞRETİM OKULU: Mahalle ile aynı İsmi taşıyan okulun yapımında ahşap ve kesme taş işçiliği ile inşa edilmiş olup, çeşitli zaman aralıklarında onarım görmüştür. MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖGRETMENEVİ: Bünyesinde Milli Eğitim idari birimleri, toplantı ve konferans salonu, misafirhanesi bulunmaktadır. BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU SÜREKLİ SERGİ SALONU VE MÜZESİ: 2009 Yılında Bedri Rahmi Eyüboğlu anısına ilçe Halk Kütüphanesi binası bünyesinde dizayn edilmiş olup, İskilip'i ziyaret eden turist ve sanatçıların öncelikli uğrak yerlerinden biridir. ŞEYHYAVSİ CAMİ ve TÜRBESİ: 1530 yılında Ebussuud Efendinin babası olan bilgin Şeyhyavsi tarafından yaptırılmış en eski camilerimizdendir. Cami bünyesinde Şeyhyavsi hazretlerinin ve ailesinin türbesi bulunmaktadır. ULU AĞAÇ: Şeyhyavsl Cami bahçesinde bulunan ağacın dikim tarihi caminin yapım tarihi İle aynıdır. LALE: Lale ilk olarak Şeyhülislam İskilipli Ebussuud Efendi tarafından ıslah edilmiş ve dünyaya yayılmıştır. 2011 'de başlatılan proje İle 40 bin adet lale soğanı dikilmiştir. Şeyhyavsi Cami bahçesi, şehitlik, stadyum ve şehir girişinde bulunmaktadır. TAŞ MEKTEP: Misak-ı Milli İlköğretim Okulu olarak hizmet vermiştir. Adını binanın tamamının Kesme taştan yapıldığı yapısından almıştır. ŞEHİR PARKI: İlçenin en eski parkı olup, şehrin merkezindedir. KOÇ KAYASI VE ŞELALE: Şehir merkezindedir. Şehir estetiğini sağlamak amacıyla İskilip Belediyesi tarafından şelale ve çevre düzenleme çalışması yapılmıştır. HALK EĞİTİM MERKEZİ: Türkiye'nin en büyük beş Halk Eğitim Merkezinden biri olup ayakkabı, el sanatları, oymacılık, deri ürünleri gibi geniş yelpazeli üretim yapmaktadır. Halk Eğitim Merkezi yeni bina inşaatı başlamış olup, 2012 yılı içinde tamamlanacaktır. İTFAİYE TEŞKİLATI: Bölgenin manevra, araç, ekip ve ekipman bakımından en gelişmiş İtfaiye teşkilatıdır. Bünyesinde kaza kırım aracı ve kurtarma birimi bulunmaktadır. İSKİLİP MESLEK YÜKSEK OKULU: 2010-2011 yılında üç bölüm ile eğitim öğretime başlamış, sürekli gelişmekte olan okulumuzdur. TERMİNAL: İlçemiz Bahabey sınırları içinde İskilip'ten Corum, Ankara ve İstanbul'a yolcu taşıma araç ve kapasitesine sahiptir AĞLAYAN DUVAR: Şehir girişinde kent süslemesine yönelik olarak 2010 yılında yapılmış, çevre düzenlemesi ve aydınlatma çalışmaları tamamlanmıştır. İSKİLİP VE KÖYLÜLERİ TEYYARESİ: istiklal Savaşında İskilip ve Köylüleri, Türk Tayyare Cemiyetine bağışta bulunmuştur. Devletimize hediye edilen uçağı simgeleyen anı uçağıdır. - ŞEHİTLİK ABİDESİ: Mermer levhalar üzerine Trablusgarp, Osmanlı-Rus Savaşı, istiklal Savaşı, Kore, Kıbrıs ve iç güvenlikte şehit düşen 734 şehidin anısına yapılan şehitlik 2010 Yılının sonunda tamamlanmış, çevre düzenlemesi tamamlanmıştır ŞEHİTLİK ŞELALESİ: Şehitlik anıtının yanındaki anıta yakışır güzellikte şelale inşaatı 2010 yılının sonunda tamamlanmıştır. İSKİLİP GİRİŞ ŞELALESİ: Şehir girişinde Adliye karşısında bulunan kent süslemesine katkıda bulunmak amacı İle 2010 yılında İskilip Belediyesi tarafından yapılmıştır. TÜRK BAYRAĞI: Kent süslemesi projesi kapsamında şehitlik, stadyum ve şehir girişinin merkezine 2010 yılında İskilip Belediyesi tarafından mozaik cam üzerine yapılmıştır. ADLİYE SARAYI: Kamu yatırımıdır. 2011 yılı başlarında tamamlanıp, 2011 yılı sonlarında hizmet vermeye başlamıştır. ŞEHİR STADYUMU: Önceden toprak saha İken 2009 yılında başlatılan çalışmalarla çim saha yapılmıştır. 500 kişilik kapalı tribün, kondisyon ve çocuk parkları, antrenman alanı, yürüyüş yolu ve hizmet binası bulunmaktadır. Çevresi sıcak asfaltla kaplanmıştır. DOLMA KAZANLARI: Tarihi Osmanlıya dayanan ilk düdüklü tenceredir. Yöreye ait en ünlü yemek, İskilip Dolması bu kazanlarda pişmektedir. SEYİRTEPE: İskilip manzaralı bu sosyal tesiste günlük İskilip Dolması ve yöresel yemekler yapılmakta ve ikram edilmektedir. CEVİZ BAHÇELERİ: Kanara mevkiinde ve şehir çıkışlarında bulunan bağ ve bahçelerde Türkiye'nin en kaliteli cevizlerinin yetiştirildiği ceviz ağaçları bulunmaktadır. ÇİLEK BAHÇELERİ Modern ve doğal tekniklerle üretimi yapılan çilek, İskilip'in sembol tarımsal ürünü haline gelmiştir. Yılda iki kez mahsul veren çilek iç ve dış pazarda İskilip'e ekonomik açıdan önemli katma değer sağlamaktadır. ÜZÜM: Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun şiirine ilham olan Çatalkarası başta olmak üzere çeşit zenginliği bakımından en verimli topraklar İskilip'te bulunmaktadır. Her bağ, bahçe ve eski İskilip evlerinin bahçelerinde bulunmaktadır. ELMA ve ARMUT BAHÇELERİ: Dünyanın hiçbir yerinde bulamayacağınız en güzel elma ve armutlar İlçemizde bulunmaktadır. Afun, Kara Müslüme, Sirkeli, Çukur, Sandık, Telgöynek ve Yıldız elmaları. Şıh, Mahman, Kızılca, Ballıca, Kadınbudu armutları kalite ve çeşitlilik açısından İskilip'in tarımsal zenginliğine önemli katkı sağlamaktadır. İSKİLİP ATIF HOCA DEVLET HASTANESİ: Cumhuriyet döneminin en büyük Devlet yatırımlarından biridir. Konfor, klinik ve çevresel düzenlemeler bakımından eksiksiz bir sağlık kompleksi 2012 yılında inşaatına başlanan bina ve kompleks 2013 yılı sonlarında tamamlanacaktır. KİRAZ BAHÇELERİ: Türkiye'nin en güzel kiraz bahçeleri İskilip'te bulunmakla birlikte, üreticileri yönlendirmek amaçlı örnek meyve bahçesinde yeni tekniklerle üretim yapma imkanı sağlanmaktadır.