Belediyemiz Tarihçesi
İskilip Belediyesi, Osmanlı Devleti döneminde, modern belediye teşkilatlanmalarının yaygınlık kazandığı Tanzimat reformlarının etkisiyle 1872 yılında kurulmuştur. O dönemde Kastamonu Sancağı’na bağlı olan İskilip, bölgenin önemli yerleşim merkezlerinden biri olup ticaret, tarım ve yönetim açısından stratejik bir konuma sahipti.
Osmanlı idari yapısında sancak sisteminin bir parçası olarak yönetilen İskilip, Cumhuriyet’in ilanından sonra yapılan idari düzenlemelerle Çorum iline bağlanmıştır. Belediye teşkilatı kurulduğu günden itibaren şehircilik, altyapı ve halkın yaşam kalitesini artırmaya yönelik çeşitli çalışmalar gerçekleştirmiştir.
Geçmişten bugüne kadar belediye bünyesinde şehir altyapısını güçlendirme, kamu hizmetlerini geliştirme ve tarihi dokuyu koruma amacıyla çeşitli projeler hayata geçirilmiştir. Günümüzde İskilip Belediyesi, köklü tarihine yakışır bir şekilde bölgesel kalkınmayı desteklemekte ve İskilip’in tarihi ve kültürel mirasını geleceğe taşımak için çalışmalarını sürdürmektedir.
İskilip Tarihçesi
İskilip, Çorum ilinin bir ilçesidir. Tarihsel bir coğrafyanın adı olarak da kullanılır. Tarihte İskila, Blocium/Bloacium, Iskelib, İskelib, İmad (Direklibel) şeklinde de adlandırılmıştır.
Osmanlı dönemi Kanuni Sultan Süleyman sonrası, batıya ait, özellikle Fransız kaynaklarda adı Esculape (Eskülap) olarak da anılmıştır. Tarihi olarak İskilip sözcüğü ilk kez Sümer destanlarından olan Gılgamış Destanında “iškila-bi” biçiminde yer almaktadır.Bölgeye yerleşimin Hititlerin Anadolu’ya gelmesine (MÖ 3000) kadar uzandığı çeşitli kaynaklarda yer almakta olup erken dönem Hatti uygarlığının İskila kent yerleşme alanı olduğu düşünülür. Başkent Hattuşa’ya iki saat yakınlıkta olması bu tahmini güçlendirmektedir.
Yivlik Kayası’nın üzerinde yer alan geometrik figür ve yivlerin bu dönemlerden kalma olabileceği iddia edilmektedir. Yine bu dönemde öne çıkan erken dönem yerleşim alanlarından Romalıların verdiği adla Itlus, Osmanlı’nın verdiği adla İmad – Direklibel’de tam olarak Yivlik kayası eteğinden çıkan bir akarsu yatağının oluşturduğu derenin Taybı Ovası’na karıştığı yere kurulmuştur.1509, 1514 ve 1543 yıllarında bu bölgenin Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde olan büyük depremlerin birinde tümüyle yıkılmış olabileceği düşünülmektedir.